Ana Sayfa > Yazarlar > Mustafa Göktaş > Tüm yurttaşlara çağrımdır !
Tüm yurttaşlara çağrımdır !
"Gelin Doğa ile uzlaşalım, mutabakat sağlayalım barışalım"
Doğayı acımasızca ve hunharca katlediyoruz.
Adeta talan ediyoruz.
Top yekün bu işi yapıyoruz.
Yapanlara seyirci kalıyoruz.
Ses çıkartanlara, karşı duranlara kötü muamele yapıyoruz.
Bakın doğa er geç kendinden alınanı geri alacaktır.
O şekil, yada bu şekil geri alacaktır.
Ormanları acımasızca yakıyoruz.
Talanına göz yumuyoruz.
Denizleri doldurup kıyıyı işgal ediyoruz.
Talan ediyoruz ve olaylara göz yumuyoruz.
Sazlıkların içine ev yapıyor, bina inşa ediyoruz.
Derelerin çayların kenarlarına içlerine inşaat izni veriyoruz.
Oysaki buraların gerçek sahibi doğada yaşayan canlılar; Hayvanlar, Kuşlar, Kediler, Köpekler…
Saymakla bitiremiyiz.
Sadece biz insanların değil.
Onlarında yaşam hakkı var.
Ve biz ellerinden alıyoruz.
Bakın orman yangınlarının en büyük mağduru orada yaşayan hayvanlar.
Kuşlar, köpekler, tırtıllar, sincaplar, tavşanlar, aklınıza gelecek tüm hayvanlar mağdur oldular.
Sesleri çıkıyor mu?
Hayır.
Kim için, neden ve niçin mağdur ediliyorlar?
Rant uğruna, birilerinin çıkarı uğruna yok ediliyorlar.
Oysa geleceğimiz yok ediliyor.
Orman demek, yeşil bitki örtüsü demek.
Yeşil bitki örtüsü demek, ağaç demek, sazlık demek, çayır çimen demek.
Ve bunların hepsi ise gerçek yaşam demek.
Yaşama sahip çıkmıyoruz.
Adeta yaşamı yok ediyoruz.
DOĞANIN YAŞAMA HAKKINI ELİNDEN ALMAYIN
Doğanın bilinçisze ve şuursuzca yok edilmesinden dolayı Hayvanlar yurtsuz barksız kaldılar.
Onların yaşama hakkını ellerinden acımasızca alıyoruz.
Sonrasında şehre iniyorlar ve bu sefer onları birde kentlere yakışmıyor diye itlaf ediyoruz, yok ediyoruz.
Bunlar doğru işler değil.
Ve kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz.
Biz onların yaşama hakkını ellerinden acımasızca alınca bilmiyoruz ki, gelecekteki yaşamımızı yok ediyoruz.
Onların yokluğu bizim gelecekteki yaşamımıza yok edecektir bilesiniz.
Tabiattaki her canlının bir sebebi var.
Yaşamının gerekçesi var.
Hiç düşünmeden onları ve yaşam alanları yok ediyoruz.
YANAN ORMANLARIMIZ DEĞİL GELECEĞİMİZ
Her yıl tekrarlanan bir oyun var.
Orman yangını.
Dün yandı, bugün yanıyor, yarında yanacak merak etmeyin.
Çünkü bu işten geçinenler var, rant elde edenler var, gözünü para hırsı bürümüş aramızda bir çok bencil var.
Cayır cayır yakıyorlar ve hiç acımıyorlar.
Yanan aslında Ormanlarımız ağaçlarımız değil.
Gelecekteki yaşamımız.
Hayatımız yanıyor.
Orman demek, su demek, tertemiz oksijen demek, hayat demek.
Niye son zamanlarda bu kadar kuraklık çekiyoruz?
Neden bu kadar aşırı sıcaklar yaşıyoruz?
Bunları adam gibi düşünecek ve sorgulayacağız.
Etrafımızda bir tane yeşil alan kalmadı.
Her tarafımız BETON YIĞINI.
Bina, inşaat, tesis, ucube görüntülü yapılar ile dolu.
Çevre ile, ekoloji ile yakından uzaktan ilgisi olmayan ve etrafında bir iki göstermelik yeşillik olan alanlar meydana geldi.
Zaten sıcak.
Onların ısınması ile yansıyan sıcakla beraber sıcaklık gölgede bile artıyor.
Ağaçlar, yeşil alanlar yok ediliyor, yağmur gelmiyor.
Sonrasında duaya çıkıyoruz.
Hey yarabbim…
Kel başa şimşir tarak misali.
Allahın yağmur vereceği, yarattığını aç koymayacağı ağacı niye kesiyosun, yakıyorsun, yok ediyorsun…
Sen mi verdin ona o canı?
Nasıl alıyorsun?
Bu dünyada yolunu buluyorsun (!)
Aslında  belanı buluyorsun.
Bugün sen çıkar hırsı ile belki yaşayacaksın ama, gelecekte neslin azap çekecek, içecek suyu bulamayacak, gölgesinde barınacak ağacı, yeşili bulamayacak.
Farkında değilsin…
DOĞA İLE UZLAŞALIM , MUTABAKAT SAĞLAYALIM, BARIŞALIM….
Bakın önümüzde ki günler çok önemli.
Zamanı hor kullanmayalım.
Gelin bu günleri yaşam adına, doğa adına, yanan giden ormanlarımız adına, tüm canlılar adına bu yıl birleştirip, Doğa ile uzlaşmak,  mutabakat sağlamak ve  barışmak adına, ağaçlandırma yapalım.
Yeşillendirme yapalım.
Göstermelik ağaçlar değil.
Yanan ormanları yeniden yeşillendirelim.
Ülke geneli boş olan her araziye ağaç dikelim, çevremizi, dağlarımızı, ovalarımızı yeniden yeşertelim ve bu yaptıklarımızı koruyabilmek içinde çok acil yasalar çıkartalım.
Uygulayalım.
Yaş kesen baş keser lafını unutmayalım.
Bir ağaç kesenin başını keserim diyenide unutmayalım.
Bunlar boşuna söylenmemiş.
Ağacımıza, kuşumuza, toprağımıza, akarsuyumuza sahip çıkalım. 
Gelin milli bir seferberlik başlatalım.
Kamu kurum ve ruruluşları ile.
Sivil toplum örgütleri ile.
Çevreci kuruluşları ile.
Mesleki ve sanayi teşekkülleri ile, tüm insanlarımızla el ele verelim bu yeşillendirme ve ağaçlandırmayı vakit dahada geç olmadan bir an evvel başlatalım..
YURT GENELİ 25 BİN FİDAN DİKMEYE KARARLIYIZ
Biz bu bağlamda Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel merkezi olarak, kendi imkan ve olanaklarımızla yurt geneli ağaçlandırmaya katılım yapacağız ve 25 bin çam ağacını toprak ile buluşturacağız.
Bunun için çalışma başlattık.
Gönüllülerimiz ile el ele verip harekete geçiyoruz.
Tüm insanlarımıza sesleniyorum.
Onlarda evlerinin önüne, boş bulduğu araziye, ormana ağaç diksin.
Eğer bunu başaramıyorsanız TEMA ile temas kurun.
1 liraya 9 ağaç dikiyorlar.
Yurdun her yerine bu çalışmayı yapıyorlar.
1 lira sizi zengin etmez, fakir de etmez.
Ama o katkınız yaşama hayat verecektir.
Unutmayınız.
Bu milli bir görev olduğu kadar, yaşamsal bir gerektir.
Bu duygu ve düşünceler ile saygılar sunuyorum.
 
MUSTAFA GÖKTAŞ
mustafagoktas006@gmail.com
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.


Linkler
29 Mart 2009 Tarihindeki Belediye Başkanlığı Seçimlerinde Oyunuzu Hangi Partiye Vereceksiniz?
AKP
CHP
DP
DSP
DTP
MHP
SP
KARARSIZ
DİĞER
-yeni

Alexa Certified Site Stats for www.haberkurtkoy.com
haber kurtköy Lida haber MARMARA REKLAM TANITIM ORGANİZASYON VE YAYINCILIK
İletişim:haberkurtkoy@gmail.com