|
|
Kartal Avcılar ve Atıcılar Spor Kulübü Başkanı Cafer Gerdan, avcı denildiğinde, kendilerine çok yanlış gözle bakıldığını ve bundan rahatsızlık duyduklarını yansıtıyor:
'Bazı insanlar, kendini çevreci sananlar, kedi köpek dışında başka hiçbir hayvanı doğada sanmayanlar biz avcıları katil, canavar gibi lanse ediyorlar. Ki; bu bizi üzüyor. Böyle bir şey yok. Avcılarında köpekleri var. Bu nedenle, bizlere katil gözüyle bakılmasını çok yanlış buluyorum. Eğer öyleyse, hiç kimse tavuk, inek, koyun yemesin. Biz avcı olarak doğayı kurutmaya ve yok etmeye kesinlikle karşıyız. Kışın hava şartları çok ağır gittiğinde, dernek olarak fırınlardan ekmek ve çuvallarla buğday alıp o bölgelere gidip yem döküyoruz. Hayvanlar açlıktan telef olmasınlar diye.
Biz böyle bilinçli avcıyız. Sırf köpek değil. Köpekleri belli bir yerde topluyorlar ama onlara bakamıyorlar. Sonra onları ormana salıyorlar. O köpekler orada ne karaca bıraktı, ne tavşan, ne sülün, ne de keklik. İnsanlara da saldırıyorlar. Hayvan severlik böyle olamaz. Bir tarafı korurken, öbür tarafı yok ediyorlar. Hayvan sever dediğin doğadaki bütün yaşayanlara aynı hakları vermeli. Köpek avcının dostudur; onsuz av olmaz. Bunun için, ilçemizdeki bütün veterinerleri tanırız ve onlarla diyalog içerisindeyiz. Biz, Köpek Bilim Federasyonu olduğumuz için, veterinerle görüşmeler de yapıyoruz. Üstelik biz vurduğumuz hayvanların bedelini zaten katbekat ödüyoruz. Bunun karşılığında, doğru düzgün bir av sahamız bile yok. Gel gör ki; biz buna dahi itiraz etmiyoruz. Çünkü biz avcılığı ikinci plânda tutuyoruz.'
Atıcılarla ilgili gençleri de yetiştirmek isteyen Gerdan, 'Gençlerimizi atıcı ve avcı olarak özendirmeye çalışıyoruz ki; uluslararası müsabakalarda ülkemizi başarıyla temsil etsinler.' diye belirtiyor.
Türkiye'de ilk kez Köpek Irkları Bilim Federasyonları'nı da onlar kuruyor ve Kartal Seter Irk Derneği'nin temsilciliğini üstleniyorlar. Bunu şöyle açıklıyorlar; 'Türkiye'deki köpeklerin ırk, standardı ve soylarını geliştirip, öz değerlerimiz olan Kangal ve Akbaş'ın savunucusu olduk. Bunu tescillendirdik. Ki; bu değer bile elimizden gidiyordu. Dışarıdan gelen bütün köpeklerle değişik ırkların Türkiye'de yanlış uygulamalarla nesilleri ve genetik yapıları bozulmuş. Ama biz bunu da korumaya aldık. Her köpek ırkını korumak için de mücadele veriyoruz. Türkiye'de bilinmeyen on beş ırktan daha bahsediliyor. Biz bunun araştırmalarına da çıktık. Kan ve tüy örnekleri, kenoloji ve TÜBİTAK desteğiyle birlikte sayın başkanımız Hasan Cansever'le TÜBİTAK'taki yetkililer Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde değişik ırkları araştırıyoruz.'
Hayvan neslini tamamen yok etmemek için elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız. Bir Kızılderili atasözü vardır: Biz bu doğayı çocuklarımızdan değil, torunlarımızdan emanet aldık. Gelecek nesillere bir şeyler bırakmazsanız, o torunların da hakkını siz bitirmiş oluyorsunuz. Mümkün olduğu kadar hayvan katliamından kaçınmalıyız. Avcılığı bile dürüstçe yapmak lazım. Hayvanlara yaşama hakkı vermeliyiz. Bu tür şeylere uymak zorundayız. Bu konuda tüm avcı arkadaşlarımıza 2007 – 2008 av sezonunda rastgele diyorum, hayırlı avlar diliyorum; saygıyla selamlıyorum” dedi.
Fethi Satıcı