|
Evet doğru duydunuz Atatürk’ün dört tane dostu varmış hem de ispatlı.
Bu yazının başını okuyup, “maden” bulmuş gibi balıklama atlayan Atatürk düşmanlarını görür gibi oluyorum.Evet Atatürk’ün dört tane hakiki dostu vardı. Birincisi her zaman yanında olan “Cenab-ı Allah”, ikincisi de daima yanında olan “Yüce Türk halkı”, üçüncüsü, “ Kazım Karabekir”, dördüncüsü Çankaya Köşkü'ne her çıkışta, Atamızın kapıda karşıladığı ilk Diyanet İşleri Reisi, “Mehmet Rıfat Börekçi”dir.
Bugünler de bir Atatürk tartışmasıdır gidiyor. Yok Atatürk içkiciymiş,yok dostu varmış,yok dinsizmiş, “Mustafa” filmleri, Tv’de oturumlar,iyiyimiş, kötüymüş.
Geçin kardeşim bunları.Rahmetlinin vefatından 70 yıl geçti.Atatürk’ün dediği gibi onun naçiz vücudu toprak oldu ama, “Türkiye Cumhuriyeti” ilelebet yaşamaya devam ediyor.Şunu unutmayın. Atatürk ne Peygamberdi ne de Evliya; sizin bizim gibi fani bir kuldu.Ama yüzyılda gelebilecek bir lider ve deha idi.
Hadi bakalım bende diyorum ki, Atatürk çok iyi bir Ülkücü idi.Masasında daima bir Bozkurt bulunurdu, ilk paraya Bozkurt resmi bastırmıştı, ilk pullarda Bozkurt resmi vardı hatta kurdurduğu ve bugünlerde elden giden Petrol Ofisi'nin amblemi bile Bozkurttur. Gibi, gibi, gibi….. Yalan mı.?
Onun için gelin hep beraber bunlardan vazgeçelim.Dünyada,Atatürk gibi hem askeri alanda hem de siyasi alanda lider olabilen çok az insan vardır.Atatürk dinsizdi deyip hiçbir tehlike ve baskı altında olmadan, camilerinde ibadetlerini yapanlar , TBMM’nin, Cuma namazı ve dualarla açıldığını bilsinler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün, 7 Şubat 1923 günü Balıkesir Zağanos Paşa Camii'nde verdiği hutbeyi okusunlar.Atamızın, Dini siyasete alet etmek isteyen ve bundan rant kazanmak isteyenler ile sorunu vardı. Yoksa Kurucu Meclise baktığınız da bir çok değerli din adamlarını meclis sandalyelerinde görebilirsiniz.
Atatürk içki bağımlısıymış diyenler, bu onun şahsi tercihiydi ve diyelim ki sizin dediğiniz gibi bağımlıydı. Ama şunu hiçbir zaman unutmayın. Geçenlerde bir üniversite talebesinin dediği ve bugün bir çoklarının onurlarını ayaklar altına alarak bağımlı oldukları gibi asla, bir “ABD” bağımlısı, bir “AB” bağımlısı, bir “İngiliz” bağımlısı değildi. Zamanının ve hatta bugünün tüm siyasetçilerinden daha şık giyinen, gerektiğinde vals yapan, gerektiğinde de halkı ile zeybek oynayan Türk müziği aşığı bir entellektüeldi.
Bu yüzdendir ki bırakın Atatürk’ün dostunu mostunu da yaptıklarını ve bize emanet bıraktıklarını biraz anlamaya çalışın.Zaten Güneş balçıkla sıvanmaz.
Kısacacı O bir “OKULDU” O bir “EKOLDÜ”